KOMUNIZM.COMhttp://komunizm.comkomunizm.com - Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu - Son EklenenlertrCopyright (C) 1994 komunizm.com 1KOMUNIZM.COMhttp://komunizm.comhttp://harunyahya.com/assets/images/hy_muhur.png11666Bekçiler Geri Döndü!14 Ağustos 2017, İnternet Haber

İstanbul'da 32 yıl sonra bekçilik uygulaması geri döndü. Eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayan 386 bekçi bu gece ilk görevlerine çıkacak. 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, mahallelerde güvenliğin sağlanması için 8 Şubat’tan itibaren bekçiliğe müracaat eden 8 bin 320 kişiden 700’ünü seçti. Teorik ve uygulamalı eğitimden geçen bekçilere, Özel Hareket polislerinin katıldığı derslerde araç durdurma ve silah kullanma teknikleri öğretildi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar üç yıldır sohbet programlarında Hükümetimiz’in bir kadro tahsis ederek, halkımızı korumak için ruhsatlı silahlı bekçiler bulundurması gerektiğini söylemişti.

Nitekim İstanbul’a 32 yıl aradan sonra bekçilik uygulaması geri dönmüş, 386 bekçi görevine başlamıştır.

11 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Teröristin silahlı olduğunu biliyoruz ama vatandaşta silah yok. Vatandaşın kolluk kuvvete yardımcı olacağı şekilde bir kanun çıkarılsın. Mesela polis yardımcısı yahut kolluk kuvvet yardımcısı şeklinde bir yapı oluşturulsun. Her şeyi bilinsin bu insanların, aynı polis gibi. Polis yardımcısı, yahut bir isim verilebilir. Yani kolluk kuvvet yardımcısı da denilebilir veyahut bekçi denebilir, bekçi statüsü olabilir hepsi olur.


19 Ağustos 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Ben her zaman söylüyorum, "Seferberlik ilan edilsin. Milis güçleri oluşturulsun. Halka polis görevi verilsin." Yani geniş çaplı bir yapılanma meydana getirelim. Polis yardımcısı olur yani bekçilik tarzında da görev verilebilir.  


6 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: 4 milyon asker silah altına alınsa, bütün dünya sallanır. Dünyanın en büyük ordusu olmuş oluyor Türk ordusu... Her yere vatandaşları bekçi olarak, korucu olarak atasın Hükümetimiz. Harcama da yapsın, altı aylığına da sanayiden vazgeçelim, PKK’yı kazıyıncaya kadar.


3 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kanun vatandaş lehine değiştirilsin. Mesela orada vatandaşlar, o PKK’lılara istese gereğini yaparlardı ama eli-kolu bağlı... Vatandaşın kendini koruyabilmesi lazım, polisi ve askeri koruyabilmesi lazım. Vatandaşı polis yahut bekçi kadrosunda görevlendirebilir devlet, maaşa bağlar.


25 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucularımıza maaş verelim. Devlet kaynak bulamıyorsa, eskiden bekçiler vardı, halk verirdi paralarını. Bekçi baba dolaşırdı, halktan para toplardı. Kahverengi giyerdi onlar. Polisten çok daha etkili olurdu. Mahallede bir tane bekçi olurdu. Mahallenin bütün asayişini o hallederdi. Esnafla samimi olurdu onlar. Herkesle samimi olurdu. Bekçi baba diye çağırırlardı. Para da topluyordu, konu bitiyordu. Biz verelim o zaman paralarını. Ama bir şekilde devlet bunu açıklığa kavuştursun.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256027/bekciler-geri-donduhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256027/bekciler-geri-donduTue, 22 Aug 2017 00:17:19 +0300
Sayın Erdoğan: “Vatanımız Bölündüğü Zaman Kimse Bu Kıyametten Uzak Duramaz”8 Ağustos 2017, Sabah

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye aleyhine konuşarak ülkeye zarar verenlere yönelik şöyle bir hatırlatma yaptı:

“Türk milletine en büyük ihaneti kim yaparsa büyük ödül ona vaat edildi de biz mi duymadık. Terör örgütlerinin ağzı ile konuşanlar teröristlerin can siperane savunucusu kesilenler bu işin sonunun nereye varacağını hesaplamıyorlar mı? Bizim tek milletimiz parçalandığı, tek bayrağımızın indiğini, tek vatanımız bölündüğü, tek devletimiz yıkıldığı zaman kimsenin bu kıyametten uzak tutamayacağı belli değil mi?

Herkes aklını başına alsın. Sıfatı, görüşleri, tercihleri ne olursa olsun her vatandaşımız ülkesinin ve milletlinin geleceğini kendi günübirlik çıkarları üzerinde tutmak zorundadır.” 

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yıllardır sohbet programlarında “Türkiye’yi kimsenin bölemeyeceğini, buna tevessül ederlerse kıyametin kopacağını” söylemektedir.

Ayrıca Sayın Oktar 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaptığı sohbet programlarında, ülkemizin kritik bir dönemden geçtiğini söylemekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan’ı desteklemenin partiler üstü bir mesele olduğunu belirtmektedir.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da bir konuşma yaparak “Vatanımız bölündüğü zaman kimse bu kıyametten uzak duramaz” demiş, “Görüşleri ne olursa olsun, her vatandaşımız ülkesini kendi çıkarları üzerinde tutmalıdır” ifadelerini kullanmıştır.

31 Ocak 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’de bölünme demek yani Karadeniz’den Akdeniz’e kadar, İttihad-ı İslam’ın son bulması demektir. Türklük aleminin birleşmesinin son bulması demektir. Bak böyle bir şey yapmaya kalkarsanız, bu makul insanlar gider başka varlıklar gelir. Yani dünyanın asıl elemanları gelir ve kıyamet kopar. Dünya dümdüz olur söyleyeyim.


16 Mayıs 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Böleceğim demeyle böldürtmeyiz Türkiye’yi. İçinden geçiriyorsa geçirsin. Ama bölme olayı mümkün değil, alnını karışlarız öyle adamın kanunla ve hukuka. Daha öyle adam anasından doğmadı. Bütün dünya cehenneme döner öyle bir şeyde, kıyamet kopar. Yani eğer öyle bir şeye tevessül ederlerse, 80 milyon şehit oluruz. O ayrı. Ama dünyada taş üstünde taş kalmaz onu söyleyeyimNe Amerika kalır, ne Rusya, ne Çin kalır, hiçbir yer kalmaz. Dünya toz duman olur. Kıyamet kopar. Yani Türk milletinin namusunu, haysiyetini, şerefini sen beş paralık etmeye kalkarsan, Allah kıyameti koparır


4 Nisan 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Türkiye dünya için bir nimettir, bir güzelliktir. Zalimleri engelleyen, mazlumları koruyan güzel bir ülkemiz var. Çok küçük bir kuvvete sahibiz zaten, çok küçük bir toprak parçasına sahibiz. Onu da bölmeye kalkarlarsa, o zaman kıyamet kopar. Karşılığı kıyametle sonuçlanır. Dünya kalmaz, bunu unutacaklar.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256026/sayin-erdogan-“vatanimiz-bolundugu-zamanhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256026/sayin-erdogan-“vatanimiz-bolundugu-zamanTue, 22 Aug 2017 00:08:07 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ayder Yaylası ve Uzungöl'e Devlet El Atacak”7 Ağustos 2017, Akşam

Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de AK Parti Genişletilmiş Rize İl Divanı Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan, Rize ve Trabzon'un güzelliklerini korumak için çalışacaklarını belirterek; "Şu andaki Ayder, bizim temsilimiz olamaz. Allah'ın bize verdiği Ayder bambaşka, biz Ayder'i kirlettik, rezil ettik. Burayı İnşallah devlet olarak da özellikle duracağız. Ayder'i kentsel dönüşüm ile hakikaten şanına yakışır hale getireceğiz. İçişleri Bakanımız ile Uzungöl'ü görüştük. Aynı değişim dönüşümü Uzungöl'de yapmamız lazım. Bunlar çekim alanı. Otel olayına girmeleri halinde Rize rahatlayacak. Anlık kazançlar uğruna güzelliklerimizin tahribine asla müsaade etmemeliyiz." dedi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yakın zaman önce yaptığı sohbet programlarında Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı olan Uzungöl beldesinin betonlaştırılmasıyla ilgili olarak, devlet yetkililerinin bir an önce gerekeni yapmalarını ve beldenin eski haline getirilmesini söylemişti.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da bir konuşma yaparak, Ayder Yaylası ve Uzungöl'e devletin el atacağını ve güzelleştirileceğini söylemiştir.

22 Haziran 2017, A9 TV

Trabzon Uzungöl’ün betonlaşması ile ilgili olarak…

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam buna el atsın. Bu çok facia, inanılır gibi değil. Bunu nasıl yaptılar? Ve buna kim, nasıl cesaret etti? Ben bunu anlayamadım. Dehşet verici bu. Nasıl olur böyle bir şey? O güzellik nasıl bu hale getirilir? Yani gerekirse olay mahkemeye intikal ettirilsin. (Uzungöl’ü) Eski haline çevirelim. Yani aynısıyla eski haline çevirelim. Bu hakikaten büyük bir ızdırap vesilesi.


18 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Çok çok ayıp yapmışlar. Dehşet verici bir şey olmuş. Çok büyük hata yapmışlar. Galiz bir hata. (Uzungöl’ü) Eski haline çevirmeleri lazım. Derhal. Ne varsa hepsini söküp kaldırıp ve bir daha da böyle bir hatadan beri olmak için ne gerekiyorsa onu yapsınlar. Bu kadar olmaz. Dehşet verici görüntü.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256025/cumhurbaskani-erdogan-“ayder-yaylasi-vehttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256025/cumhurbaskani-erdogan-“ayder-yaylasi-veTue, 22 Aug 2017 00:02:19 +0300
Sayın Erdoğan: “Sinagoglara Saldırmak Dinimizde Yasaklanmıştır”25 Temmuz 2017, Haber Türk

Mescid-i Aksa’da İsrail nedeniyle çıkan gerilime değinen Sayın Erdoğan “Ben buradan milletime sesleniyorum, Mescid-i Aksa’da böyle bir şey oldu diye buradaki sinagoglara saldırmanın anlamı da yoktur. Bunlar bizim dinimize göre de yasaklanmıştır. Mescid-i Aksa’nın duvarlarını restore eden Mimar Sinan Yahudilerin ibadetlerini yapabilmeleri için bir alan açmıştır. Diğer dinlere hayat hakkı vermeyelim gibi bir düşünceye ecdadımız asla kapılmamıştır.”

/*****************/

Yakın zaman önce Kudüs’te Mescid-i Aksa’da çıkan olaylar sonrasında, bazı provokatörlerin ülkemizde bir sinagoga saldırmaları üzerine Sayın Adnan Oktar, “İbadethanelere saldırmanın Kuran’a göre haram olduğu, masum Kitap Ehli’ne saldırmak yerine, Darwinizm ve bağnazlığa karşı fikri mücadele vermek gerektiği” yorumunda bulunmuştu.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da bir açıklama yaparak, sinagoglara saldırmanın dinimizde yasaklandığını ve bunun bir anlamının olmadığını söylemiştir.

20 Temmuz 2017, A9 TV

SUNUCU: Kudüs’te Mescid-i Aksa’da çıkan olaylar sonrasında bugün Neve Şalom Sinagogu önünde gösteri yapılmış. Türkiye Yahudileri ibadethane önünde yapılan bu eylemden rahatsız olmuşlar.

ADNAN OKTAR: Çok ayıp. Yani orada dindar Musevilere kafayı takmak, onları huzursuz etmek çok çok ayıp. Misafire bu yapılmaz, dosta bu yapılmaz. Türkiye’nin artık parçası olmuş insanlar. Kendi vatandaşımız olan insanlar. Vatandaşlarımızı huzursuz etmenin bir alemi yok. Bu gelenekçi üslubu bıraksınlar, sevgiyle, merhametle, şefkatle yaklaşsınlar. İman hakikatleri, Kuran mucizeleri anlatsınlar. Darwinizm’in geçersizliğini anlatsınlar. Bunlar yol değil.

Yani eğer Hükümet gerekli tedbiri çok süratle almazsa, bu çok yakışıksız bir duruma dönüşmüş olacak. (Göstericilerin) yaptığı zaten kanuna, hukuka aykırı bir şey. İbadethanelere zaten saldırı olmaz. Kuran’da bu yasaklanmış, ibadethaneler bilakis korunan yerlerdir. Sinagoglar ve kiliseler, mescitler Müslümanların korumasında olan yerlerdir. (Göstericilerin) Yaptığı haram bir fiil. Masum Musevilere burada saldırmak olmaz. Bu çok yakışıksız bir hareket. İyilik yapacaksa, gitsin PKK ile çatışsın. Koskoca adam. Özel harekatçı olsun, gitsin PKK ile çatışsın. Burada dindar Musevilere kabadayılık yapmakla olmaz. Bu çok çirkin, yakışıksız bir hareket. Hiç olmamış. Hükümet derhal gereken tedbiri alsın. Savcılık da gereken tedbiri alacaktır diye düşünüyorum.


23 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: (Sinegogun önünde yapılanlar) Kuran’a göre haramdır. Ucuz kahramanlık yapıyor. Gelmiş demir kapıya kafa atıyor, vurmaya çalışıyor, tekme atıyor. Kapı da sana tekme atıyor. Demir de sana tekme atmış oluyor. Mescitler, sinagoglar, kiliseler Allah’ın korunmasını emrettiği yerler. Gelip orada ucuz kahramanlık niye yapıyorsun? Git PKK’yla çatış. Dersin “Ben korucu olarak görev almak istiyorum” veyahut “Özel harekatçı olarak görev almak istiyorum”, zaten devlet seni orada göreve alır. Koskoca adamlarsınız, öyle varsa yiğitliğin, delikanlılığın git çatış. Ama bak canın tatlı, oraya gitmiyorsun. İçeride üç tane yaşlı Musevi var, yaşlı 60-70-80 yaşında insanlar, gidiyorsun onlara kabadayılık yapmaya kalkıyorsun. Ucuz kabadayılık, münasebetsizlik. Defalarca uyardım. Yalnız böyle şeylerde tabii Tayyip Hocam’ın çok işi var, vakti olmuyor, doğru, ama ani reaksiyon çok iyi olur. Yani hemen vakit geçirmeden cevap verilmesi çok iyi olur.


24 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hz. Musa (as)’ın evlatlarını dünyada bu kadar rahatsız etmek, dünyaya onları sıkıştırmaya kalkmak, dünyayı dar etmek ahlaksızlık, vicdansızlık başka bir şey değil. Bu her yerde, her insan için, her topluluk için bir ahlaksızlıktır. Savunmasız insana saldırmak bir şeref değil, şerefsizliktir.

Ehl-i Kitap’ın Allah “yemeklerini yiyin” diyor. “Onların kadınlarıyla evlenebilirsiniz” diyor. “Onlarla ticaret yapın ve onların sinagoglarını, kiliselerini koruyun” diyor Allah. Sen ne yapıyorsun? O insanları katlederek cehennemin dibine gidiyorsun, sen en büyük haramı işlemiş oluyorsun.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256024/sayin-erdogan-“sinagoglara-saldirmak-dinimizdehttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/256024/sayin-erdogan-“sinagoglara-saldirmak-dinimizdeMon, 21 Aug 2017 23:42:07 +0300
Hasan Öztürk: “Önerim Beyaz Üzerine çizgili Desenli Kıyafet”18 Temmuz 2017, Yeni Şafak

Yeni Şafak yazarı Hasan Öztürk 15 darbecilerinin nasıl giyinmesi gerektiğiyle ilgili şunları yazdı:

“Tek tip kıyafet kararı gecikmiş bir karar. Ancak hükümetin adil yargılamaya acaba bir halel mi gelir çekincesi konuyu bugüne taşımış oldu. Ben Guantanamo’daki mahkumlar gibi tek renk bir kıyafet önermiyorum. Önerim Redkit’teki Dalton Kardeşlere giydirilen mahkum kıyafetidir. Yani beyaz üzerine çizgili desenli kıyafet.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar’ın 15 Temmuz darbecilerinin mahkemeye siyah-beyaz çizgili tek tip kıyafetle götürülmeleri gerektiğiyle ilgili açıklamalarından sonra başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bazı yazarlarımız da bu konuya destek vermeye başlamışlardır.

Son olarak Yeni Şafak yazarı Hasan Öztürk de “Önerim Red Kit’teki Dalton kardeşlere giydirilen mahkum kıyafetidir. Yani beyaz üzerine çizgili desenli kıyafet” ifadesinde bulunmuştur.

17 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Guantanamo’daki renk olmaz zaten, turuncu olmaz. Lafı uzatmaya gerek yok. Hırsız ve katillere giydirilen bir kıyafettir, klasiktir, çok uzaktan daha fark edilir bir kıyafet bu çizgili tulum. Uzatmaya gerek yok. Turuncu değil, turuncu hiçbir şekilde olmaz. Gerek yok, onun anlamı yanlış olur. Bu paralel çizgili. Paralelci değil mi bunlar? Paralel öyle olmaz böyle olur diyecekler işte bu kadar basit.


15 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tulum tarzında bir kıyafet, başları 3 numara tıraşlı, sakal olmaz. Bir de başlarını öne eğdirmek lazım çünkü halka laf atıyorlar bunlar. Halka laf atmalarının engellenmesi için başlarının öne eğilmesi lazım. 45 derece kadar iyice başları öne eğilmesi lazım. Kravat vs, bunlara müsaade edilmemesi lazım. 3 numara tıraş, sakal olmaması gerekiyor. Acele etmiyor da olabilirler ama biz biraz acele ediyoruz, yapılsa çok iyi olur. Bunların şımarıklığının bir an önce durdurulması gerekiyor.

Tayyip Hocam’a ben buradan rica ediyorum, bunu bekletmenin bir alemi yok. Kanunsuz bir şey de yok burada. Bütün dünyanın kullandığı bir şey. Adamlar grand tuvalet falan, çenede top sakal bilmem ne, “Hero-kahraman” yazıyor göğsünde. Türkiye bizim değil mi? Bunu istemiyoruz. Bunlara tulum kıyafet giydirilecek, naylon terlik verilecek, 3 numara tıraş, sakal falan yok, başlarını da öne eğdirecekler. Bu şekilde halkın içinden geçirerek mahkemeye götürecekler. Bu milletin yüreğini rahatlatır. Bunların züppeliğine de bir çözüm olmuş olur.


13 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Adam ‘kahraman’ yazan tişörtle geliyor ve sırıtıyor. Bu olmaz, bu mantıksız. Herhangi bir kıyafet de olabilir. Çizgili mahkum kıyafetleri vardı eskiden, o da olur çizgili. Ama zincirle halkın içinden geçecekler. Bunda bir şey yok. 2-3 metre bir zincirle yani bu kadar basit. Kuran’da da var, mücrimler uzun zincirle getiriliyorlar. Orada da uzun zincir kullanılsın, Kuran’a da uygun bu. Hakka Suresi 32. ayette Cenab-ı Allah -şeytandan Allah’a sığınırım- "Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin." diye bildiriyor. Mesela 70 arşın olmasa da 7 metre bir zincir tutup götürecek asker. İki asker de tutabilir, bir asker de tutabilir. Halkın içerisinden geçirerek götürecekler.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255302/hasan-ozturk-“onerim-beyaz-uzerinehttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255302/hasan-ozturk-“onerim-beyaz-uzerineFri, 11 Aug 2017 00:52:57 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ'cüler Tek Tip Elbise Giysin15 Temmuz 2017, Posta

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde, Şehitler Köprüsü'nde yer alan, 15 Temmuz Şehitler Anıtı açılış töreninde yaptığı konuşmada FETÖ'cülerin mahkemeye tek tip kıyafetle geleceklerini söyledi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar bir süredir yaptığı sohbetlerinde 15 Temmuz darbecilerinin mahkemeye tek tip çizgili kıyafet, naylon terlik ve başları tıraş edilmiş bir biçimde getirilmeleri gerektiğini önemle hatırlatmaktadır.

Sayın Oktar’ın bu hatırlatmalarından kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 15 Temmuz Şehitler Anıtı açılış töreninde yaptığı konuşmada FETÖ'cülerin mahkemeye tek tip kıyafetle geleceklerini söylemiştir.

14 Temmuz 2017, A9 TV 

ADNAN OKTAR: Bunlara (15 Temmuz darbecilerine) ayakkabı değil de plastik terlik versinler. Onunla gidip gelsinler mahkeme salonuna. Mahkum kıyafeti giydirsinler, plastik-naylon terlik giysinler, öyle gelsinler. Bir de başlarını öne eğerek soksunlar mahkeme salonuna. Bir jandarma başlarını bastırsın, iki jandarma koluna girsin. Çünkü halka laf atıyorlar. Bu da gerginliğe sebep oluyor. Güvenlik nedeniyle buna önem verilmesi gerekir.

Ütülü, jilet gibi beyaz gömlek giyiyorlar. Adam sahneye mi çıkıyor? Normal tulum tarzında cezaevi kıyafeti olması lazım. Naylon terlik, sıfır numara saç. Saç-sakal, ona da yasak getirsinler. Bu her yerde makul olan bir şey. 28 şubat döneminde, 12 eylül döneminde bunlar, bunların akıl vermesiyle uygulandı Türkiye’de. İşte bunların aklından istifade etmiş oluyoruz.


13 Temmuz 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hükümet ciddiye alsın bu dediğimizi, yapsınlar, istirham ediyoruz. (Bu darbecilerin) Ta mahkemenin kapısına kadar gelmeleri diye bir şey yok. Yürütsünler belli bir noktada, caddeden bir yerden yürütsünler. Biz mecbur değiliz ki ta kapıya kadar getirmeye. Normalde Amerika’da öyle oluyor. Hem eli-kolu zincirli oluyor, hem ayakları zincirli oluyor. Bunda garipsenecek bir şey yok. Ve tek tek getirsinler, bir bir. Etrafına da asker yığmaya gerek yok, mesela iki metrelik bir zincirle bir asker tutabilir. Uzaktan hafiften çekerek götürecek, bu kadar. Ve halkın içinden geçirsinler bunları, bak bakayım şımarıyorlar mı?

Adam ‘kahraman’ yazan tişörtle geliyor ve sırıtıyor. Bu olmaz, bu mantıksız. Herhangi bir kıyafet de olabilir. Çizgili mahkum kıyafetleri vardı eski, o da olur. Hırsızlara falan eskiden giydiriliyordu mahkum kıyafeti -çizgili-, o da olur. Ama zincirle halkın içinden geçecekler, bunda bir şey yok. 2-3 metrelik bir zincir olacak, bu kadar basit. Kuran’da da var, mücrimler uzun zincirle getiriliyorlar. Orada da uzun zincir kullanılsın, Kuran’a da uygun bu. Hakka Suresi 32. ayette Cenab-ı Allah -şeytandan Allah’a sığınırım- "Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin." diye bildiryor. Mesela 70 arşın olmasa da 7 metre falan bir zincir tutup götürecek asker. İki asker de tutabilir, bir asker de tutabilir. Halkın içerisinden geçirerek götürsünler.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255301/cumhurbaskani-erdogan-fetoculer-tek-tiphttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255301/cumhurbaskani-erdogan-fetoculer-tek-tipFri, 11 Aug 2017 00:46:24 +0300
Metro İstanbul'dan 'yayılarak oturma' uyarısı12 Temmuz 2017, Gazete Vatan

Metro İstanbul, metroda "yayılarak oturma"ları engellemek için sosyal medya hesabından uyarıda bulundu.

Metro İstanbul'un, sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Yayılarak oturma artık son buluyor. Tüm dünyada kabul görmüş bu kurala uyalım, uymayanları uyaralım." ifadelerine yer verildi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yakın zaman önce yaptığı bir sohbet programında erkeklerin hanımları rahatsız edecek şekilde oturmalarına önlem alınması gerektiğine dair hatırlatmalarda bulunmuştur.

Bu hatırlatmanın hemen ardında Metro İstanbul, metroda "yayılarak oturma"ları engellemek için sosyal medya hesabından uyarıda bulunmuştur.

27 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bir de otobüste, dolmuşta bir ekek bir hanımın yanında bacaklarını ayırarak, yayılarak, hanımların üstüne abanarak oturuyorsa, kendini küçük düşürüyor demektir. Bir delikanlıya, nezaketli bir insana bu asla yakışmaz, bence çok aşağılayıcı bir hareket. Çekil şöyle kenara, toparlan. Ayağını elini toparla. O genç kız ne amaçla olduğunu bilemez. Gidip dizini dayıyorsun, kasten de olduğunu düşünebilir, rencide olur. Onuruna halel getirmiş olursun. Sen kendi kafana göre bunu düşünmüyor olabilirsin ama bunu düşünmen gerekir. Bütün gücüyle bir kenara toparlanması lazım, daha da olmazsa kalkacak ayağa. Sıkışıksa zaten oturulmaz. Kalk, rahat otursun o genç kız. Dizini dayayarak, üstüne yatarak oturmak çok büyük saygısızlık ve münasebetsizlik. Ayağın kırılmaz ayakta gitsen, delikanlısın sen, sevap alırsın, yücelirsin. Delikanlılığına yakışacak bir hareket olur o, öbüründe küçük düşersin. Bir geç kızı huzursuz etmek, rahatsız etmek hem ayıp, hem günah, hem çirkin, hem vicdansızlık, hem onursuzluk, hem de ahlaksızlıktır. Başka bir anlamı yok.  

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255300/metro-istanbuldan-yayilarak-oturma-uyarisihttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255300/metro-istanbuldan-yayilarak-oturma-uyarisiFri, 11 Aug 2017 00:40:25 +0300
Hayvan Hakları Kanunu Genişletiliyor6 Temmuz 2017, Metin Külünk Twitter Hesabı

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk twitter hesabından hayvan hakları ile ilgili mevcut kanuna ek olarak hapis cezası talep eden kanun değişikliği teklifi hazırladıklarını ve meclise sunduklarını açıkladı.

/*****************/

Ülkemizde hayvan haklarına en çok dikkati çeken Sayın Adnan Oktar, hayvanlara işkence edenlerin cezasının çok ağır olması gerektiğini sürekli hatırlatmaktadır.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de twitter hesabından hayvan hakları ile ilgili mevcut kanuna ek olarak hapis cezası talep eden kanun değişikliği teklifi hazırladıklarını ve meclise sunduklarını açıklamıştır.

29 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kediye eziyet beni çok tedirgin ediyor, ondan çok kuşkulanıyorum. O konuda devlet bize güvence versin, biz rahat edelim. Çünkü bunların ağzı var, dili yok. Savcıya gidemez, mahkemeye gidemez. Hiçbir savunması yok. Babası, dayısı da yok, el kadar hayvan. Psikopata bu hayvanları teslim ediyorlar bazı yerlerde bazı kişilere, yani cezası çok ağır olması lazım ibret-i alem için. Hatta o adamları keşke kanun çıkarsalar da şehirde gezdirseler, görsek ne olduğunu, yani bu çok kızdırıcı.


26 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hayvanlara eziyet konusu çok önemli, onda vatandaşın ihbarına da çok önem vermek lazım, şahitliğine önem vermek lazım, herkes birbirine bu konuda şahit olabilir. Mesela geçen gün gördük ya köpeği, hayvanı rahatsız ediyor adamın teki, illa ki bir arkadaşı bunu söyler, illa ki biri söyleyecektir yani orada ihbar mekanizmasının devreye girmesi lazım. Bunu yapan kişileri gözaltına almak gerekiyor, gözaltı süresi çok uzun tutulabilir, hayvanın zaten elinden alınması gerekir. Ayrıca bu zulmü yapan kişilerin önden, yandan, cepheden resimlerinin çekilip topluma dağıtılması ve halka tanıtılması lazım.


4 Mayıs 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kedi teslim edildiğinde, köpek teslim edildiğinde, teslim edenler yani hediye edenler mutlaka ayda bir, iki ayda bir kontrol etsinler. Hayvanın rahatı yerinde mi, keyfi yerinde mi, sağlık sıhhati yerinde mi? Kontrol etsinler. Veyahut devlet veterinerleri olsun, ayda bir gelip ‘hayvan stres altında mı, rahat mı?’ bir baksınlar. O kadar başıbozuk olmasın. En çekindiğim, manyakların eline geçmesi bu hayvanların ve cezası çok ağır olması lazım hayvanlara işkence yapanların. Aynı insana işkence yapılıyor gibi ceza verilmesi lazım bence.


24 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kedisi, köpeği olanların aslında kayıt yaptırması lazım, bir yer olması lazım mahallelerde, değil mi? Veteriner ev ev gezip hayvanları adıyla tanıyacak, gelip sevecek, bakacak, muayene edecek. Rahatı yerinde mi, keyfi yerinde mi hayvanın? Tavsiyelerde bulunacak. Eğer şüpheli görürse de hayvana el koyacaklar. Yani işkence falan varsa zaten hapis cezasına kadar vardırmak lazım.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255299/hayvan-haklari-kanunu-genisletiliyorhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/255299/hayvan-haklari-kanunu-genisletiliyorFri, 11 Aug 2017 00:20:34 +0300
Yusuf Kaplan: “Katar Krizinin Gerisinde İngilizler Var”11 Haziran 2017, Yeni Şafak

Yusuf Kaplan yazısında İngiliz derin devletine şöyle işaret etti:

Katar krizinin gerisinde İngilizler var: Haritaları İngilizler yeniden çiziyorlar...

İhvan gibi İslâmî oluşumların kökünü kazıyacak, Müslümanları birbirine kırdıracak planları İngilizler geliştiriyorlar. 

İngilizlerin iki asırdır iki aşamalı olarak uyguladıkları temel strateji şu:

Genelde İslâm’sız Dünya ve “İslâm’sız” İslâm; özelde ise İslâm’sız Türkiye ve Türkiye’siz İslâm.

10 Haziran 2017, Akşam

Akşam yazarı Prof. Dr. Yasar Hacisalihoglu yazısında İngiliz derin devletine şöyle işaret etti:

Katar oyunu; yüz yıl önce İngiltere’nin Osmanlı’ya karşı Arapları kışkırtma çabasına o zaman direnen ve daima Osmanlı’nın yanında yer alan Katar’ın bugün de bu tarihsel refleksi göstermesinden rahatsız olanların tezgahıdır. Bu tezgahı da bozabilmenin tek şartı ise İslam coğrafyasının fitne fesattan arındırılarak, tüm kuklalardan kurtularak büyük bir uyanışın başlamasıdır.

/*****************/

İngiliz derin devletinin yalnızlaştırma politikasıyla teker teker İslam ülkelerini ezmeye çalıştığını anlatan Sayın Adnan Oktar, derin devletin şimdi de Katar’ı kontrolü altına almak istediğini söylemektedir. Sayın Oktar, bu oyuna hiçbir İslam ülkesinin gelmemesi ve birlik olmaları gerektiğini önemle hatırlatmaktadır.  

6 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Katar’la dayanışma içinde olalım fakat Suudi Arabistan bizim kardeşimiz, canımız. Çok önemli bir İslam ülkesidir, tertemiz Müslümanların yaşadığı bir yer. Suudi Arabistan’ı da bütün gücümüzle destekliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri’ni de bütün gücümüzle destekliyoruz. Sadece orada oyun oynanmasına karşı kardeşlerimizi uyarıyoruz. Bak İngiliz derin devletinin casusları oraya gitti. Bir şeyler çeviriyorlar şu an. Bu adamların İngiltere’yle bağlantılarını herkes biliyor. İngiliz derin devletinin bu adamları desteklediğini de herkes biliyor. Çok çok dikkatli olmak lazım.

İslam ülkelerini teker teker ezerek ilerliyorlar. Mesela Irak için de “Bunlar atom bombası yapıyor” dediler, mahvettiler, işgal ettiler. Şu an Irak diye bir ülke yok. Milli servetini sömürüp darmadağın ettiler. Libya’da da öyle, orada da terör var, şu var, bu var deyip orayı da mahvettiler. Sıradan gidiyorlar. “Afganistan terör ülkesi, ikiz kuleleri bunlar yıktı” dediler, mahvettiler Afganistan’ı da. Şimdi Katar zengin bir ülke, orayı da mahvedecekler. Sonra sıra Suudi Arabistan’a gelecek. Bak Suudi Arabistan’a onu yaptırıyorlar ya, sonra sıra Suudi Arabistan’a gelecek. En sona Türkiye’yi bırakıyorlar. Türkiye güçlü olduğu için korkuyorlar. Asıl hedef Türkiye aslında, ama direkt gelemiyorlar. İşte bu FETÖ’yle bir şeyler yapmaya kalktılar, ondan sonra da hasta deve gibi kaçtılar buradan.

İslam birliğinin olmamasının, İttihad-ı İslam’ın olmamasının, Mehdi (as)’ın zahir olmamasının nasıl bir felaket getirdiğini bütün dünya görüyor şu an.


5 Haziran 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devleti, bir karanlık oyun peşinde. Buna hemen fikren müdahale etmek lazım. Müslümanları ikiye bölmeyi düşünüyor İngiltere’deki İngiliz derin devleti. Ciddi bir oyun hazırlıyorlar. Rumi bir cephe oluşturmak istiyorlar. Bir de koyu Sünni ve koyu Şii inancı çatıştırmaya çalışıyorlar. Şimdi esaslı bir hazırlık var. Buna müsait de çok fazla adam var. Hükümet bu konuda çok titiz olsun. Mesela bu Katar’la olan olayın hemen çözülmesi gerekiyor... Türkiye’nin bu oyunu bozması lazım. Suudi Arabistan da bu oyuna gelmesin.

Türkiye ile Katar’ın arası çok iyi bu aralar. Türkiye’de muazzam yatırımlar yapıyor, Türkiye de Katar’da çok büyük yatırımlar yapıyor. Müthiş bir ekonomik bağlantı var aramızda. Şimdi İngiliz derin devletini bu çok rahatsız etti. Bunu ortadan kaldırmak istiyorlar ve Katar’ı çökertmek istiyorlar yani dize getirmek istiyorlar, İngiliz derin devletinin kontrolüne sokmak istiyorlar. İşte İttihad-ı İslam, Mehdiyet olsa bunu hiç yapamayacaklar. Ama bak tek tek olunca rahatça ezebiliyorlar. Suudi Arabistan bu oyuna gelmesin.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251378/yusuf-kaplan-“katar-krizinin-gerisindehttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251378/yusuf-kaplan-“katar-krizinin-gerisindeSat, 01 Jul 2017 01:27:55 +0300
Batman'da 'Sosyal Market' Açıldı10 Mayıs 2017, Anadolu Ajansı

Batman Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından ihtiyaç sahiplerine yönelik "sosyal market" açıldı.

Şafak Mahallesi'nde açılan market aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin tüm kıyafetleri ücretsiz karşılanacak. Vakfa kayıtlı ihtiyaç sahipleri görevlilerce evlerinden alınarak markete getirilecek. İhtiyaç sahipleri burada gereksinimleri karşılandıktan sonra yeniden evlerine bırakılacak.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbetlerinde ihtiyaç sahibi kimselerin rencide edilmeden, ücretsiz şekilde yararlanabilecekleri açık marketlerin oluşturulması gerektiğini yaklaşık 10 senedir anlatmaktadır.

Nitekim Sayın Oktar’ın çağrısından sonra çeşitli yerlerde bu tarz marketler açılmıştır. Son olarak Batman Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ihtiyaç sahiplerine yönelik bir "sosyal market" açılmıştır.

10 Mayıs 2017, Anadolu Ajansı

Batman Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından ihtiyaç sahiplerine yönelik "sosyal market" açıldı.

Şafak Mahallesi'nde açılan market aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin tüm kıyafetleri ücretsiz karşılanacak. Vakfa kayıtlı ihtiyaç sahipleri görevlilerce evlerinden alınarak markete getirilecek. İhtiyaç sahipleri burada gereksinimleri karşılandıktan sonra yeniden evlerine bırakılacak.


Hilal TV, 27 Aralık 2008

Adnan Oktar: Benim tavsiyem şunlar, bir kere ücretsiz hastaneler oluşturulması lazım. Kaliteli ve güzel hastaneler oluşması lazım. Halkın ücretsiz yiyecek alabileceği yerler oluşturulması lazım YANİ, AÇIK MARKETLER, halkın ihtiyacı kadar alabileceği gibi yerler oluşturulması lazım.  


Çay TV, 4 Mart 2009

Adnan Oktar: Bir de çok fakir olan insanlar için marketler yapılması gerekir. Bu insanlar gidecekler muhtarlıktan, ilgili yerlerden belgelerini alacaklar, bu utanç duyulacak birşey değildir. Onlar için şereftir. Ahirette cennetlerini inşaAllah genişletir. “Ben şu kadar peynir istiyorum, şu kadar zeytin istiyorum, şu kadar ekmek istiyorum, günlük ihtiyacım bu” diyecek, imzasını atacak, “aldım” diyecek. Bu müthiş bir rahatlıktır. Bu ekonomik krize muazzam bir ilaçtır ve çözümdür.


Çay TV, 11 Mart 2009

Adnan Oktar: Bir marketler zinciri yapılsın demiştim, Allah’a çok şükür birçok ilde bu oluştu. Mesela evimizde bulgur var, 10 kilo bulgur aldık. Götürelim 1 kilo bulguru, orada bulgurun bulunduğu bölüme koyalım. Mesela 10 tane ekmeğimiz var, bir tane ekmeğimizi götürüp oraya koyalım. Fakir insanlarımız da, kardeşlerimiz de oraya geldiklerinde devletten, muhtardan bir yazı alsın. Bu insan muhtaçtır, ihtiyacı vardır diye. Gizli, imzalı, mühürlü. Marketten içeri girince, HATTA KREDİ KARTI GİBİ DE BİR KART VERİLİR, makineden çeker, istediklerinin ihtiyacı kadarını alır. Biz de mutlu oluruz, o da mutlu olur. 

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251377/batmanda-sosyal-market-acildihttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251377/batmanda-sosyal-market-acildiSat, 01 Jul 2017 01:20:11 +0300
7 Bin Bekçi Kadrosu Açıldı29 Nisan 2017, Yeni Şafak

OHAL kapsamında yayımlanan 690 Sayılı KHK ile Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatına 7 bin çarşı ve mahalle bekçisi kadrosu ihdas edildi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında Hükümetimiz’in bir kadro tahsis ederek, halkımızı korumak için ruhsatlı silahlı bekçiler bulundurması gerektiğini söylemişti.

Nitekim yeni hazırlanan KHK’ya göre 7 bin çarşı ve mahalle bekçi kadrosu ihdas edilmiştir.

6 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: 4 milyon asker silah altına alınsa, bütün dünya sallanır. Dünyanın en büyük ordusu olmuş oluyor Türk ordusu... Her yere vatandaşları bekçi olarak, korucu olarak ata. Harcama da yap, altı aylığına da sanayiden vazgeç, PKK’yı kazıyıncaya kadar.


3 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kanun vatandaş lehine değiştirilsin. Mesela orada vatandaşlar, o PKK’lılara istese gereğini yaparlardı ama eli-kolu bağlı... Vatandaşın kendini koruyabilmesi lazım, polisi ve askeri koruyabilmesi lazım. Vatandaşı polis yahut bekçi kadrosunda görevlendirebilir devlet, maaşa bağlar.


25 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucularımıza maaş verelim. Devlet kaynak bulamıyorsa, eskiden bekçiler vardı, halk verirdi paralarını. Bekçi baba dolaşırdı, halktan para toplardı. Kahverengi giyerdi onlar. Polisten çok daha etkili olurdu. Mahallede bir tane bekçi olurdu. Mahallenin bütün asayişini o hallederdi. Esnafla samimi olurdu onlar. Herkesle samimi olurdu. Bekçi baba diye çağırırlardı. Para da topluyordu, konu bitiyordu. Biz verelim o zaman paralarını. Ama bir şekilde devlet bunu açıklığa kavuştursun.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251376/7-bin-bekci-kadrosu-acildihttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251376/7-bin-bekci-kadrosu-acildiSat, 01 Jul 2017 01:08:50 +0300
Türkiye’nin “Kaplan”ı Geliyor29 Nisan 2017, Takvim

ROKETSAN, son dönemde dikkati çeken ürünlerinden Kaplan füzesi (TRG-300) ve silah sistemini ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'17) tanıtacak.

Kaplan füzesi, yüksek isabet ve tahrip gücü sayesinde 30 kilometreden 120 kilometreye kadar yüksek öncelikli hedefler üzerinde yoğun ve etkili ateş imkanı veriyor.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar canlı yayın sohbetlerinde ülkemizin PKK’ya ve dış düşmanlarımıza karşı caydırıcı olması bakımından çok sayıda uzun menzilli ağır silahlara sahip olması gerektiğini sıklıkla vurgulamakta, özellikle Makine Kimya Endüstrisi’nin yerli füze üretimine ağırlık vermesi gerektiğini ifade etmektedir.

Nitekim Hükümetimiz bu konuda birçok girişimde bulunmuştur. Son olarak ROKETSAN, Kaplan füzesi ve silah sistemini ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda tanıtıma çıkaracaktır.

30 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: … Uzun menzilli balistik füzeler. Mesela beş bin kilometre, on bin kilometre menzilli füzeler. Mesela bu İran’da var. İran titretiyor ortalığı. Yani daha da mesela aşan, on beş bin kilometre, yirmi bin kilometre menzilli füzeler, muazzam caydırıcı olur. Bir de kısa menzilli füzeler olması lazım. Mesela bin kilometre menzilli, beş yüz kilometre menzilli, böyle ağır savaş başlığı taşıyan füzeler. Askeri cepheye sürmene gerek olmaz. Öbür türlü, topu olay yerine getirmen gerekiyor. Tankın, topun menzili belirli, yani o kadar uzun olmuyor. Onun için top menzilinin çok çok daha uzun menziline giden roket gerekiyor. Yani hem can kaybı olmaz hem de caydırıcı olur.


30 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Caydırıcılık açısından asıl önemli olan füze. Uzun menzilli füzeler, kısa menzilli füzeler. Karadan karaya, karadan havaya. Özellikle karadan havaya çok önemli, ordumuzun hava savunma füzelerinin olması çok önemli. Zaten benim gördüğüm en önemli silah hava savunma füzeleri. Yani uçağı yaklaştırmayan, füzeyi yaklaştırmayan füzeler. Bunlar çok caydırıcı olur.


15 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’nin roket sanayiine ağırlık vermesi önemli. Savunma Bakanlığı’ndan istirham ediyoruz. On binlerce, yüz binlerce roketimiz olması lazım. Bin kilometre, iki bin kilometre menzilli, üç bin kilometre, beş bin kilometre menzilli olması lazım. Caydırıcı güç bakımından İran gibi olmamız lazım.


17 Mart 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Savunmada en önemlisi füzedir. Tank tek bir mayınla yok edilir. Uçak da ufacık omuzdan atılan bir roketle indiriliyor aşağıya. Ama roket önemli bir şey, yakalanması da mümkün değil, çok zor. Çok caydırıcıdırBin, iki bin, üç bin, dört bin, beş bin, on bin kilometre menzile ulaşabilecek ayrı ayrı roketler yapılması lazım. Ne kadar? En az bir milyon adet ve yer altında olması lazım. Çelik kapaklı olması lazım. Çelik kapak açılacak yerin altından. Karadan havaya roket olması lazım. PKK’yı caydırmak açısından gerekli, yoksa can yansın istemeyiz tabii ki.


22 Aralık 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Makine Kimya Endüstrisi uzun menzilli roket yapsın. Caydırıcı olur. En az on bin kilometre menzilli roket yapsın. Beş bin kilometre mezilli de olur. Roketin üstünde çok dursun Makine Kimya Endüstrisi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en mühim gücü roketten oluşsun. Tankla topla olmaz. Roket çok caydırıcı olur. On binlerce, yüz binlerce roketi olması lazım Türkiye’nin. PKK’nın en yıldığı rokettir. Ayette de var, Cenab-ı Allah -şeytandan Allah’a sığınırım- “Caydırıcı güç hazırlayın” diyor Enfal Suresi 60. ayette. Roket caydırıcı güçtür. 

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251375/turkiyenin-“kaplan”i-geliyorhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251375/turkiyenin-“kaplan”i-geliyorhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/0x0-kaplan-gibi-geliyor-1493381345883.jpgSat, 01 Jul 2017 01:04:04 +0300
Korucular Sigortalı Hale Geliyor 6 Nisan 2017, Takvim

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde muhtarlarla buluşmasında koruculara müjde vererek şunları söyledi:

“Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Ve tüm güvenlik korucularımızı sigortalı hale getiriyoruz. Sigorta primleri İçişleri Bakanlığımız tarafından ödenecek, güvenlik korucularımız tıpkı diğer sigortalılar gibi istedikleri yerden sağlık hizmeti alabilecek."

Maaş, harcırah ve tazminatlara ilave olarak her güvenlik korucusu için 578 liralık bir sigorta ödemesi yapılacağını.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar üç yıldır sohbet programlarında “Korucuların koşullarının iyileştirilmesi çok önemli. Sigortalarının yapılması, imkanlarının artırılması mutlaka gerekli” çağrısında bulunmaktadır.

Nitekim Hükümetimiz bu konuda bazı girişimlerde bulunmuştur. Son olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan koruculara müjde vererek sigortalı hale getirileceklerini söylemiştir.

9 Ocak 2016, A9 TV     

ADNAN OKTAR: Sigorta, tabii bu gerekir. Yani bin-bin beş yüz lira vermiş olsa bile Hükümet, ama en düşüğünden de olsa bir sigorta gerekir. Çünkü bu insanlar çok zor durumda kalıyorlar, çocukları var. Bir de cansiperane gayret ediyorlar. Hükümetin mutlaka aklındadır sigorta konusu. Onu herhalde bir sıraya sokmuşlardır gibi geliyor bana.      


28 Ekim 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam, bu arslanlar var. Güneydoğu’nun aslanları. Askerimiz, polisimiz gibi. Korucu kardeşlerimiz. Bu canlar soğuk Siirt dağlarında komandonun, askerin önüne düşüyorlar en önde. En önde mayın patladığında onlar havaya uçuyor. En önde onlar gidiyor, kurşun atıldığında ilk önce onları vuruyorlar. Bütün her yeri biliyor avucunun içinde gibi ve arslan onlar. Hükümet onların sayısını arttırsın, beş bin kişi demişlerdi. On bine çıkaralım. Maaşları güzel olsun, kalbimiz rahatlasın. 


24 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Ben bunu üç yıldan beri söylüyorum. Son yıllarda da özellikle yoğunlaştırarak anlatıyorum. Korucuları "polis kadrosuna alsınlar" diye. Korucular polis kadrosuna alınsın. Her türlü sosyal hakları olsun. 


25 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucu kardeşlerimizin varlığı zaten hayati... Sayılarının artırılması gerekiyor. Yavaş yavaş da olsa, sayıları artırılsın korucuların. Polis kadrosuna alınsınlar. Rahat yaşasınlar. Bu Güneydoğu’yu zenginleştirir, güzel olur.


31 Aralık 2014, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Köy korucusu polis hükmünde olsun, gayet güzel sigortaları da olsun, maaşları da olsun, iftihar ederiz. Bu bize moral olur, mutlu olmalarına seviniriz.


5 Kasım 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’dan benim ricam, koruculara çok güçlü şekilde sahip çıksın. Korucuları polis kadrosuna alsın. Ve sayılarını da çoğaltsın, imkanlarını çoğaltsın, savunma güçlerini artırsın. Mükemmel bir yapı bu koruculuk sistemi.  


29 Nisan 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucularımız polis kadrosuna alınsınlar. Mesela köyde on korucu mu var? Otuz korucuya çıksın. Şimdi burada bir de bahaneyle para vermiş oluyoruz vatandaşımıza, değil mi? Para vermek için bir bahane. Ne güzel. Onlara bakmak için bir bahane.

Tayyip Hocam korucu kardeşlerimize çok iyi sahip çıksın. Koruculara müthiş destek sağlayalım. Sayılarını artıralım, polis kadrosuna alalım.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251374/korucular-sigortali-hale-geliyor-http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251374/korucular-sigortali-hale-geliyor-Sat, 01 Jul 2017 00:53:00 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cübbeli, Sakallı, Hoca ve Alim Kılıklı Modern Lawrence'ler Var”27 Mart 2017, Oda TV Haber sitesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gençlik Buluşması Programında  şunları söyledi:

“Eşrefi mahlukat olan insana ruh katan ne kadar ilke varsa hepsinin içinin boşaltıldığı günler yaşıyoruz. Bu süreçte öne çıkan DEAŞ ve YPG gibi terör örgütlerinin, FETÖ gibi ihanet çetelerinin en büyük zararı Müslümanlara verdiklerini görüyoruz. İpleri kendilerini kullanan güçlerin elinde olan bu katil sürüleri, insanlık dışı eylemleriyle bölgemizin parçalanmasına taşeronluk yapıyorlar. Nasıl bir asır önce coğrafyamızdaki ülkelerin sınırları kanla, gözyaşıyla, fitneyle çizildiyse bugün de aynısı terör örgütleri şebekeleri üzerinden yapılmak isteniyor. Yüz yıl önce Arapça konuşan, faaliyet gösterdiği yerin insanları gibi giyinen Lawrence vardı. Bugün de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence’ler aynı şeyi yapıyor.  Bir asır evvel Sykes ile Picot arasında yapılan anlaşmalar vardı, bugün de kapalı kapılar arkasında süren kirli pazarlıklar var.

/*****************/

Tüm terör örgütlerinin İngiliz derin devleti tarafından kontrol edildiğini Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında belgeleriyle ortaya koymaktadır. Ayrıca Sayın Oktar, Osmanlı’nın yıkılışında İngiliz derin devletinin ajanlarının kullanıldığını, bugün de alim görünümlü birtakım münafık-ajan kimselerin kullanılarak Türkiye üzerinde oyunlar oynandığını defaatle hatırlatmaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da bir konuşma yaparak, “Günümüzde de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence’lerin Türkiye üzerinde kirli pazarlıklar yaptıklarını” belirtmiştir.

29 Eylül 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Lawrence İngiliz derin devletinin ajanı. Osmanlı'yı yıkan bunlar. Şu an hükümeti yıkmak isteyenler bunlar. Güneydoğu'yu vermek isteyenler bunlar. Aydınlardan istirham ediyorum, bu konuyu geniş çaplı gündeme getirsinler. Hepsi belgeli, tek tek anlatıyorum.  


14 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: İslam aleminin yönetiminde birçok yerde münafıklar görevdeler, İttihad-ı İslam o yüzden oluşamıyor yani normal Müslümanlar olmuş olsa İttihad-ı İslam çoktan oluşurdu. İngiliz derin devleti münafıkları organize ederek İslam aleminin başına bela etti.

Müslüman cemaatler münafıklığa hiç ehemmiyet vermediler ve o yüzden de başları esaslı şekilde belaya girdi. İngiliz derin devleti rahatça her yere sızdı. Pakistan’da münafıkları tamamen kontrol altına aldı, devlet yapısı içerisinde muazzam bir kilitlenme meydana getirdi. Ürdün’de, Fas, Tunus, Cezayir’de, Türkiye’de de muazzam yapılanması var, görüyorsunuz adamları yani toplantı yapıyorlar bütün milletin gözünün içine baka baka yani.


11 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: PKK, IŞİD, FETÖ, paralel yapı vs dedikleri şeylerin hepsi, tamamı İngiliz derin devletidir. Onun çeşitli isimleridir. İngiliz derin devleti 70 ayrı renkte ortaya çıkıyor. “Deccalden her türlü ses çıkar” diyor Peygamberimiz (sav). Bak, “her türlü ses çıkar” işte bu. O tarz ses de çıkıyor, bu tarz ses de çıkıyor, başka tarz da ses çıkıyor. Çıkan seslerin haddi hesabı yok.


7 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bediüzzaman diyor ki; “Ahir zamanın süfyan ve deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek” yani nifak münafıklar, münafık Müslümanların başına geçiyor çünkü milyonlarca münafık var Müslüman aleminde. Onlardan casuslar elde ediyorlar, yazarlar elde ediyorlar, düşünürler, profesörler, ilahiyatçılar elde ediyorlar.  “Ve zındıka” yani zındık direkt dinsiz. Din karşıtı, dine muhalif olan kişi. Bak “Süfyan ve deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek” bütün küfür ehlinin ve bütün münafıkların başına geçecek. Bak bunlar bir topluluk olarak, bir ümmet olarak dünyada başlarıyla temsil ediliyorlar. Mesela Müslümanların başı yok. Mesela bak küfür ve zındıkanın başı var.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251373/cumhurbaskani-erdogan-“cubbeli-sakalli-hocahttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251373/cumhurbaskani-erdogan-“cubbeli-sakalli-hocaSat, 01 Jul 2017 00:45:31 +0300
Mete Yarar: “Nefrete Karşı En Büyük Silahımız Sevgi”24 Nisan 2017, Karar Gazetesi

Karar Gazetesi yazarı Mete Yarar, sevgiye dikkat çeken şöyle bir yazı yazdı:

“Bugünlerde geçmişimizi, değerlerimizi, vatanımızı, milletimizi bir annenin evladını sevdiği gibi sevmek zorundayız. Aynı zamanda koruyup kollamak, büyütmek, yanlışlarını düzeltmek zorundayız. Çünkü etrafımızda o kadar büyük bir nefret kuşağı var ki. Bu kuşağı yarabileceğimiz en büyük silahımız yüreğimizdeki sevgi gücümüz olacaktır.” 

/*****************/

Deccaliyetin, telkin yöntemiyle tüm dünyaya sevgisizliği öğrettiğini söyleyen Sayın Adnan Oktar, özellikle son zamanlarda yaptığı sohbet programlarında nefret üslubuna karşı sevgi üslubunun üzerinde ısrarla durmak gerektiğini anlatmaktadır.

Sayın Oktar’ın bu konudaki ısrarlı hatırlatmalarından sonra farklı kesimlerden birçok kimse sevginin önemi üzerinde durmaya başlamışlardır. Son olarak gazeteci-yazar Mete Yarar, “Etrafımızdaki nefret kuşağına karşı en büyük silahın sevgi olduğunu” yazmıştır.

28 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sevginin çok üstünde durmak lazım. Sevgisiz tek kelime kullanmamak lazım. Sevgi ısrarla kullanıldığında, şeytanın büyüsünü bozarız. Yoksa şeytan insanların birbirine düşmesi, birbirini sevmemesi için sevmeme büyüsü yaptı dünyaya, sevgisizlik büyüsü yaptı ve insanlar mahvoluyor bu büyünün içerisinde, yani şeytani etki yapıyor. Bu büyüyü de telkinle elde ediyor. İşte radyo, televizyon, gazetelerle imanı zayıflaştırarak, Darwinizm’i anlattırarak, İslam’ın içinde de Darwinizm’in olduğunu söyleyerek. Zaten daha da içten, derinden İslam’ı vurmuş oluyor. Ve sezdirmeden tahribatına devam ediyor. Buna karşı en etkili söz sevgidir. Şeytanın en rahatsız olduğu kelimelerden birisi sevgidir.


16 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Dünya sadece sevgiyle güzel olur, dolayısıyla köprüyle, yolla, tünelle dünyanın güzel olması mümkün değil, hiçbir yer öyle güzel olmaz. İnsanları öyle hale getirmişler ki ben bakıyorum sokakta, sevgiden çok alaycılık, kavgacılık, laf sokma, birbiriyle uğraşma, rekabet, sevgisizlik, birbirinin ayağına çelme takma, kıskançlık var. Gereksiz yere dünyayı cehenneme çevirmişler, kendi cehennemlerinin odununu sürekli taşıyarak o cehennemin ateşini daha da güçlendiriyorlar. Mehdiyet bu cehennem ateşini söndürme hareketidir yani imanın nuruyla o cehennem ateşini söndürüyor Mehdiyet. Sevgiyi, kardeşliği, dostluğu, tevazuyu, muhabbeti, insancıllığı, affetmeyi, Kuran’ın güzel gösterdiği, Allah’ın güzel dediği, fıtratımızda olan, güzel olan her şeyi savunarak, bu belayı, negatif elektriği, pozitif elektriğe çeviriyor, o negatif dünyayı saran aurayı, Deccaliyetin aurasını pozitif aurayla tertemiz hale getiriyor. 


10 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’de gençliğin bir kısmını sevgisiz, merhametsiz, dar düşünen, kinci, kıskanç, kavgacı, ağzı bozuk, nefrete yatkın, kirli yüzlü, kirli elli, kirli bedenli, her yeri kirli, ruhu kirli insanlar haline getirdiler. Bu insanlarla her türlü belanın oluşabileceğine inanıyorlar. Bu çok büyük bir tehlike. İngiliz derin devletinin bu yönde bir politikası oluyor.

Gençler çok sevgisiz yetişiyor. Bu büyük bir tehlike. Devlet sevgiyi resmi olarak Anayasa’ya koysun. Devlet sevgiyi elde etmek için uğraşır diye madde konsun. Devletin asli görevlerinden birisi de insanların birbirini sevmesi, vatandaşların birbirini sevmesi, sevginin yayılması, insanlara, hayvanlara, bitkilere sevginin öğretilmesidir diye Anayasa’ya madde koyalım.


29 Kasım 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sevgisiz, kavgacı, tartışmacı, iftiracı, kinci bir nesli de alttan alta Türkiye’de yetiştirmek istiyorlar. Büyük bir bölüm değil ama Deccaliyete yardım edecek bir ekip olarak yetiştirmek istiyorlar. Bu insanlara karşı sürekli uyarı görevi yapılması lazım.

Böyle esaslı bir kitle yetişiyor. Küçük de değil sayıları. İnternette bunlar lağım gibi akıyorlar. Bunları hep böyle güzelliğe, iyiliğe çeken konuşmalar yapmak lazım. Bu adamlar adam olmaz demek doğru değil. Konuşursun,  bayağı etkilenir, ömründe ilk defa duyuyordur çünkü. Onları hayatında bir kere bile uyaran olmaz.


16 Ocak 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Derin devletlerin en üstünde durduğu şey sevgisizliktir. Çünkü sevgisiz toplumlar ihtilal, iç kargaşa, geniş çaplı cinayetler, iç savaş yani her türlü rezillik için çok müsaittir. Bütün mesele, kin dolu bir toplum oluşturmaktadır. Adamın düğmesine bir basarsın, kan revan içinde bırakır ortalığı. Onun için derin devletler, yıkacakları ülkeyi önce nefret toplumuyla dolduruyorlar, nefret insanlarıyla dolduruyorlar.

Şimdi Türkiye'de bir nefret topluluğu meydana getiriyorlar. Gençler arasında muazzam bir nefret politikası var. Rusya'dan nefret, İsrail'den nefret, Yunanistan'dan nefret, İran'dan nefret, kendi aralarında nefret, başka partilere karşı nefret, başka futbol kulüplerine karşı nefret, başka şehirlere karşı nefret. Böyle toplumları yıkmak son derece kolay. Onun için önce bu nefret ruhunun ortadan kalkması gerekiyor.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248082/mete-yarar-“nefrete-karsi-enhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248082/mete-yarar-“nefrete-karsi-enhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/meteyarar_sevgi24nisan2017_karar.jpgFri, 19 May 2017 00:42:10 +0300
CHP: “Bütün Türkiye'yi Kucaklayan Bir Dil Geliştirmeliyiz”22 Nisan 2017, CNN Türk

CHP TBMM Grubu’nun yaptığı 6 saat 40 dk’lık toplantıda bundan sonraki süreçte ise bütün Türkiye'yi kucaklayan bir dil geliştirilmesi gerektiği anlatıldı. Grup toplantısında, CHP'nin tüm kesimlerin hukukunu koruması gerektiği vurgulandı.

/*****************/

CHP’nin değişerek, solun en sağına geçmesi gerektiğini Sayın Adnan Oktar sohbetlerinde yıllardır söylemektedir. Sayın Oktar, Kuran Müslümanlığını savunan ve bağnazlığa şiddetle karşı olan bir CHP’nin çok daha başarılı olacağını ifade etmektedir.

Nitekim CHP TBMM Grubu’nun yaptığı toplantıda bundan sonraki süreçte bütün Türkiye'yi kucaklayan bir dil geliştirilmesi gerektiği anlatılmıştır.

5 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Cumhuriyet Halk Partisi değişse ne olur? CHP, bak açıkça söyleyeyim, solun en sağına gelsin yahut sağın en soluna gelsin ama herhalde yapabilecekleri en kolay solun en sağıdır. Nerede mukaddesatçı, maneviyatçı böyle modern aklı başında insan varsa doldursunlar partiye, profesörler, doçentler. Kılıçdaroğlu da Seyyid, namazında niyazında tertemiz bir insan, dürüst bir insandır. İyice sağa kaydıralım CHP’yi. Klasik, böyle modern İslam anlayışını savunan, Kuran Müslümanlığını savunan, bağnazlığa şiddetle karşı, Atatürk tarzı bir dindarlık. CHP bayağı modern. Sahabe tarzı İslam’ını yaşatsın. İslam’a sahip çıksın.


5 Temmuz 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü olmasını istiyoruz. Güçlü muhalefet etmesini istiyoruz. Yani CHP eğer zayıflarsa demokrasi adına bu felaket olur. AK Parti için de bu çok kötü olur. Türkiye için de çok kötü olur. Güçlü bir muhalefete Türkiye’nin her zaman ihtiyacı var. Onun için CHP’yi de potansiyel bir güç olarak, iktidar alternatifi olarak, diri olarak ayakta tutmak gerekir. Ama CHP ne kadar sağa doğru meyil etse o kadar iyi olur. Solun en sağına gelsin. Solun en sağı. Ne kadar mukaddesatçı olsa, ne kadar maneviyatçı olsa o kadar iyi olur. Sosyal adaleti savunsun, demokratik sol düşünceyi savunsun kimsenin bir şey dediği yok. Ama İslam’a ve Kuran’a, bağnazlığa şiddetle karşı olmak kaydıyla, sıkı sıkıya sarılsın. Kuran Müslümanlığını kararlılıkla savunsun, aynı rahmetli Atatürk gibi. 


13 Eylül 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: CHP’nin yeni afişleri. “Dünyayı anlamak yetmez. Onu değiştirmek gerekir” Karl Marks. Ya kardeşim sen bu afişle ortaya çıkarsan… Şimdi sen bunu halka, Türk milletine anlatıyorsun. Sana nasıl oy versin millet? Sen komünist parti propagandası mı yapıyorsun? CHP propagandası mı yapıyorsun? Ne alaka? Hadi bunu yapıyorsun tamam, kabul. Bediüzzaman’dan da bir söz koy, Süleyman Hilmi Tunahan’dan da koy. Alnını öpeyim ben senin. O zaman derim ki “Özgürsün sen. Özgür olduğun için her fikre saygı duyuyorsun. Şahane” derim. Bediüzzaman’ın adını ağzına dahi almıyorsun.  Süleyman Hilmi Tunahan’dan hiç bahsetmiyorsun.  Şimdi burada, bu demokrasi olmuyor. Fikir özgürlüğü de olmuyor.  Ama onunla beraber anlatsa iftihar ederim o zaman. Yani bu konuları anlatmış olsa Marks’tan bahsetsin, iyi yönlerinden bahsetsin. Che’nin güzel sözlerinden alsın, bir şey demiyorum ben. Yanlış yönlerini bir kenara bırakırsın, doğru sözlerini alırsın. Ama bu tek yanlı bir tavır. Bunu gören insan CHP’ye oy vermez.


29 Haziran 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Klasik solla CHP’nin iktidar olması mümkün değil. Biz Darwinizm’i, materyalizmi kazıdık. Kimse inanmaz Darwinizm’e, materyalizme. Sol manen öldü, onu unutacaklar. CHP’nin içinde dürüst, aklı başında, efendi çok fazla insan var. Bayağı tecrübeli yöneticiler var. CHP solun en sağında olmak durumundadır. Yahut sağın en solunda olmak durumundadır. Başka yapacak bir şey yok yani.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248076/chp-“butun-turkiyeyi-kucaklayan-birhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248076/chp-“butun-turkiyeyi-kucaklayan-birhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/chp_degismeli_22nisan2017_cnnturk.jpgFri, 19 May 2017 00:34:13 +0300
AKP: “Sahil Bölgelerine Yönelik Politika İzlenilmeli”21 Nisan 2017, diken.com.tr haber sitesi

Başbakanın il başkanlarıyla yaptığı toplantıda il başkanları şu düşünceyi dile getirdiler:

“Daha şehirli, dışarı etkileşimine açık sahil bölgelerinde ve büyükşehirlerde hayır çıkması iyi analiz edilmelidir. Kaygılı ve tedirgin olan vatandaşların kazanılması, kaygılarının giderilmesi için kapsayıcı bir politika izlenmeli. Şimdiye kadar izlenen parametrelerde değişiklik ve reform şart. Aksi takdirde 2019 yılında yapılacak seçimlerde başarılı olamayız.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında yıllardır, özellikle sahil kentlerinde dekolte kıyafet giyen hanımların, eğlenmekten hoşlanan insanların bulunduğunu ifade ederek bu kişilerin de samimi Müslüman olduklarını belirtmektedir. Hükümetimiz’in de sahil kentlerinde yaşayan insanlarımızın hayat tarzına yönelik kucaklayıcı bir politika izlemesi gerektiğini söylemektedir.

Nitekim 16 Nisan’da yapılan referandumda sahil kentlerinin “Hayır” oyu vermeleri üzerine, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın il başkanlarıyla yaptığı toplantıda “Sahil bölgelerinde ve büyükşehirlerde hayır çıkması iyi analiz edilmeli, kaygılı ve tedirgin olan vatandaşların kazanılması yönünde bir politika izlenilmeli” denmiştir.

19 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sanata, estetiğe, kaliteye önem verilecek. Dekolte hanımlara daha çok saygı gösterilecek. Onlar korunup kollanacaklar. Başörtülü hanımlarla dekolteli hanımlar aynı ayarda, aynı değerde, aynı bakış açısıyla değerlendirilerek ortada güzel bir görünüm verilmesi gerekiyor. Ortalı bir siyaset izlenmesi lazım. Sanatın en güzelini Türkiye’nin elde etmesi gerekir. Resimde, heykelde, müzikte dünyaya öncü olalım. En güzel resim yarışmaları burada olsun. Heykel yarışmaları burada olsun. Büyük müzik yarışmaları burada yapılsın. Resitaller verilsin. Operalar buraya çağırılsın. Her yönden bu çok olumlu etki yapar.


18 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam arslan, samimi olduğu için Allah yardım ediyor. Ama Tayyip Hocam modernliğe çok önem versin, kaliteye çok önem versin, sanata çok önem versin. Sahil kentler de o zaman destekler. Sahil şeridi ve büyükşehirler çok hayati. Bütün sorun kalite; kalite, sanat, neşe, sevgi ve kadınlara gösterilen tavır. Tayyip Hocam elinden geleni yapıyor. Ama çok daha mükemmel ataklar yapılabilir. Özellikle dekolte hanımlara karşı muazzam bir tavır var.... Bu çok riskli. Türkiye modern bir ülke. Kaliteye, sanata, estetiğe önem veren bir ülke. Bunu kanırtmak doğru değil. Tayyip Hocam’a o konuda destek olmak lazım, yardımcı olmak lazım.


16 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: İşte ben söylüyorum bak; modernliği ön plana alalım diyorum. Dekolteye saygı duyulsun. Gerçi Tayyip Hocam son anlarda ataklar yaptı öyle. Dekolte hanımları da çıkarttı fakat bunun hakim bir düşünce olması lazım her yerde. Meclis’te de, her yerde de. Ve sanatın çok ön plana alınması lazım. Kalitenin çok ön plana alınması lazım. Özellikle kalite çok hayati bir konu. Yani kalite yoksa hayat yoktur zaten. Bak tam dediğim gibi çıktı, kıyı kentler dekolteye çok önem veriyorlar dedim. Dekolteye hükümet önem versin dedim. Büyükşehirler dekolteye önem veriyor, bütün hanımlar dekolte. Dekolte karşıtlığı gibi görünen tavırlardan şiddetle kaçınmak lazım. Fiilen her iki hanım topluluğunu da desteklediğini Hükümet’in göstermesi lazım.


16 Nisan 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bir toplantı oluyor, istisnasız tamamen başörtülü hanımlardan oluşuyor. Oraya başı açık bir hanımefendi nasıl gitsin, korkar. Kim bilir ne diyecekler diye düşünür, değil mi? Modern kızlar olsun, modern hanımefendiler olsun, dekolte giyinen hanımlar olsun, hepsi olsun. Yazın bütün sahil kentleri plajlarla dolu oluyor. Milyonlarca insan mayoyla denize giriyor, onlar bizim vatandaşımız değil mi?


21 Mart 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kumsaldaki insanlar sadece CHP’ye oy veriyor diye bir şey yok ki. Kumsalda her düşünceden, her fikirden insan var. Ama demek ki kumsal önemli. Orada ne vardır? Dekolte hanımlar vardır, rahat insanlar vardır, eğlenen insanlar vardır. Müslümanların onlara da yönelmesi lazım. Müslümanın onları tecrit etmemesi lazım. Biz aynı zamanda bunun da mücadelesini veriyoruz. Dekolte hanımlar, mesela mayo giyer ama mümin-muttakidir, Müslüman’dır. Kuran okur, İslam’ı anlatır, Allah’tan, dinden bahseder. Bazıları, sanki dekolte hanımlar dine, İslam’a yaklaşamazmış gibi bir üslup kullanıyor, yanlış bir mantık geliştiriyorlar. Dolayısıyla gizli bir bölünme meydana getiriyorlar. Gizli bir bölücülük oluşturulmuş oluyor. Çok yanlış.  

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248072/akp-“sahil-bolgelerine-yonelik-politikahttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248072/akp-“sahil-bolgelerine-yonelik-politikahttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/sahilkentleri_21nisan2017_dikenhaber.jpgFri, 19 May 2017 00:28:52 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Müzik Üniversitesi" Müjdesi17 Mart 2017, NTV

Erol Parlak Çanakkale Ağıtları Konseri’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir müzik üniversitesi kurulacağını, Cumhurbaşkanlığında bunun çalışmalarına başlandığını söyledi.

/*****************/

Sanat, kalite ve estetiğe önem veren ülkelerde darbelerin yaşanmadığına sohbet programlarında sık sık değinen Sayın Adnan Oktar, “Türkiye eğer ultramodern bir ülke haline gelirse Türkiye'yi parçalamak isteyenlerin elindeki en büyük silah alınmış olur” diyerek, Türkiye’nin kalite ve sanata önem vermesi gerektiğini söylemektedir.

Hükümetimiz bu konuda bazı girişimlerde bulunmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan yaptığı bir konuşmasında müzik üniversitesi kurulacağı müjdesini vermiştir.

11 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye kadınların alabildiğine özgür olduğu, dekoltenin de, çarşafın da hür olduğu, sanatın, bilimin, güzelliğin yerleştiği bir ülke olsun.


7 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye'nin modern olması, kadınların hür ve rahat olması, sanat ve estetiğe önem verilmesi çok önemli. Modern bir toplumda darbe olmaz.


26 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kaliteyi ön plana alan bir siyaset teşvik edilsin. Kalite ve Sanat Bakanlığı'nın mutlaka kurulması gerekir. Türkiye'yi Suriye veya Irak'a çevirmelerine izin vermeyiz. Gençler, kadınlar istedikleri gibi modern ve özgür olacaklar, sanat ve kalite hakim olacak.


18 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye'yi sanatla, estetikle, kaliteyle güzelleştirelim. Kimsenin korku ve gerilim içinde olmadığı bir Türkiye inşa edelim.

3 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye eğer ultramodern bir ülke haline gelirse Türkiye'yi parçalamak isteyenlerin elindeki en büyük silah alınmış olur. Eğer Türkiye sanatın, bilimin, estetiğin hakim olduğu, kadın haklarının en üst düzeyde temsil edildiği ülke olursa, bölücü zihniyettekilerin ellerindeki kozu yok ederiz.


17 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Yol, köprü, baraj yapılması, sanat ve özgürlük olmadığında eksik kalıyor. Tüm sokaklarda sanat olmalı, kadınlara özgürlük olmalıSanat ve Kalite Bakanlığı kurulması çok önemli bir konudur. Bu, Türkiye'nin konuya verdiği önemi gösterir. Bir adım atılırsa arkası gelir.


14 Aralık 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Yurtdışından da sanatçı getirilebilir. Sanatın kapısı sonuna kadar açılabilir. Uluslararası resim sergileri düzenlensin. Uluslararası heykel, uluslararası müzik yarışmaları düzenlensin; aksi şekilde olmaz. Bu iç açıcı bir durum değil. Kalite Bakanlığı kurulsun, her şeyde kaliteye önem verilsin.


24 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hükümetimiz tutucu bir hükümet değil, dışa dönük bir politika izlesin, sanatçıları kucaklasın. Neşeli, böyle hayat dolu bir Türkiye’yi hedeflesin. Kaliteyi, güzelliği, estetiği esas alan bir politika izlenmesi lazım.  

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248068/cumhurbaskani-erdogandan-muzik-universitesi-mujdesihttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248068/cumhurbaskani-erdogandan-muzik-universitesi-mujdesihttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/muzik_universitesi_7mart2017ntv.jpgFri, 19 May 2017 00:10:11 +0300
Tayyip Erdoğan: “ ‘Evet’ Diyen Ne Kadar Saygınsa, ‘Hayır’ Diyen De O Kadar Saygındır”2 Nisan 2017, T24

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Biz demokrasiye öylesine inanmışız ki, öylesine bağlı olmuşuz ki milletin iradesi bizim için en saygın tepe noktadır. Ve 'Evet' diyen ne kadar saygınsa, 'Hayır' diyen de o kadar saygındır. Ancak bizim ‘Evet’i anlatırken bir uyarı görevimiz var" 

/*****************/

Sayın Adnan Oktar’ın sohbet programlarında referanduma yönelik “Ilımlı üslup kullanalım, kutuplaştırmayalım. ‘Evet’ diyen de, ‘Hayır’ diyen de bu vatanın evladı” söylemlerinden sonra bazı siyasilerimiz kucaklayıcı bir üslup kullanmaya başlamışlardır.

Son olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bir konuşma yaparak, “ ‘Evet’ diyen ne kadar saygınsa, ‘Hayır’ diyen de o kadar saygındır” ifadelerini kullanmıştır.

17 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Karşılıklı gerilimi artırmanın bir alemi yok. Herkesle zıtlaşmayalım. Herkesle muhalif bir pozisyona girmeyelim. Sürekli misillemeler, sürekli çatışmalar olmasın. Nezaketli bir kınama yeterlidir. Sürekli karşılık vermeler falan, bunlar iç açıcı değil. Etrafı yatıştıralım. Yani herkese haddini bildiren bir üslup içinde değil de, herkese şefkatle yaklaşan, şefkati esas alan akılcı bir tavır içinde olalım. Bu, gerilim meydana getirir. Muhalefetle de iktidar iç içe olsun, sakin bir ortam meydana getirelim. Tansiyonu düşürelim, sakinleştirelim herkesi.

Hayırcıları çok korkunç insanlar gibi göstermek çok yanlış. Bunu tekrar tekrar vurgulasınlar. Allah razı olsun, biz söyledikten sonra hakikaten o konuda çok fazla konuşma yapıldı.


 

16 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Şimdi Hükümet’ten de rica ettik, böyle (kutuplaştırıcı) konuşmalar olmasın diye, Hükümetimiz de Allah razı olsun sürekli lehte konuşmalar yapmaya başladı. O keskin, zıtlaştırıcı, kutuplaştırıcı üslubu bıraktılar, bu çok iyi oldu. Genel olarak bir düzeltici üslup var, yani daha ılımlı çizgiye giden bir üslup var, böyle bir konu zıtlaşma unsuru olmaz. Biz referandum kültürünü benimsemiş bir milletiz, bir sene içinde on kere, yirmi kere de referandum olur, arslan gibi gideriz oyumuzu kullanırız. Hayırcılar da bizim kardeşimiz, evetçiler de kardeşimiz. Vatanın bütününü biz seviyoruz, bütününü.


8 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: ‘Hayır’ diyen istediği şekilde hayır desin, ‘evet’ diyen de ‘evet’ desin. Mahalle baskısı olmaz, bırakalım özgürce ne diyorsa desin. Türkiye’nin özgür olduğu anlaşılsın.


2 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Böyle gergin bir Türkiye riskli olur. Bundan kaçınsın hükümet. Şunu eleştir bunu eleştir, öyle değil. Olayları doğal akışına bırakalım. Ilımlı bir eleştirme üslubu olsun. Sevecen bir üslup daha güzel olur. Çünkü olayı değiştirmiyor. Adamlar daha da kinlenip daha da bizden uzaklaşıyorlar. Başka bir şey olduğu yok. Onun bir faydası olmaz. Ilımlı üslup güzel olur. O kendimizden emin olduğumuzu, kendimize olan güvenimizi gösterir. Biraz hava gergin. Bunu yumuşatsınlar, istirham ediyoruz.


31 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Her iki taraf da bizim insanımızdır. “Hayır” diyen de hayırlıdır. “Evet” diyen de hayırlıdır. Bir tarafı böyle vatan haini gibi göstermek çok yanlış olur. Yahut anormal insanmış gibi göstermek. Böyle bir tavır İngiliz derin devletinin işine yarar. Bundan şiddetle kaçınmak lazım.


28 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Referandum konusunda “hayır” diyeni de “evet” diyeni de suçlayan üslup kullanmak çok çirkin. Halkın aklına bir nevi hakarettir bunlar.


27 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  “Hayır” diyenlere potansiyel hain damgası vurmak, PKK ile aynı cephede göstermek yani bu çok büyük bir zulüm ve münasebetsizlik ve Türkiye’yi bölmeye götürecek bir mantık. Yani yeni bir bölme metodu olarak İngiliz derin devletinin oyununa kimse gelmesin. Böyle bir üslup kullanmak ve böyle bir demagoji de olmaz. Türkiye’yi böyle alenen ikiye bölmeye yönelik bir üsluptan şiddetle kaçınmak lazım.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245981/tayyip-erdogan-“-‘evet-diyenhttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245981/tayyip-erdogan-“-‘evet-diyenMon, 10 Apr 2017 00:18:15 +0300
Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Gençleri Yargılamayın, Küpesine Dövmesine Karışmayın27 Mart 2017, CNN Türk

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Afyonkarahisar'da yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Gençlerimiz 'Hayat tarzımızdan dolayı bize ön yargılı bakmasınlar, küpemi görünce dudak bükmesinler, top sakalımı, kuyruklu saçımı görünce beni yadırgamasın' diyor. Daha önce 'Gençliğin küpesiyle, dövmesiyle uğraşmayın' demiştim. Ben bunu demeye devam edeceğim arkadaşlar. Şekle takılmayın, öze ve ruha yönelin, kalbe girin. Kalbe girdiğinizde sizi rahatsız eden hususlarda, inanın o kişi kendine çekidüzen verecektir zaten. Allah'ın mubah kıldığı alanları daraltmayın. Allah'ın yasak kıldıklarını ortadan kaldırmak için uğraşın. Allah'ın mubah kıldıklarıyla insanların kendi haline, örfüne, vicdanına bıraktığı alanları daraltırsanız, dini yaşanmaz kılarsınız. Her kim dini zorlaştırırsa ona bağlı mağdur olur yaşayamaz. Din kolaylıktır. Dini hele genç dostlarınızla konuşurken sakın dini zorlaştırmaya kalkışmayın. Gençleri yargılamayın, yargılayıcı bir dil kullanmayın. Özel hayatına müdahil olmayın. Küpesine, dövmesine saçına, sakalına kıyafetine kotuna botuna asla müdahil olmayın. Bilakis ruhuna kalbine hitap edin.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yıllardır yaptığı sohbetlerinde bağnaz anlayışın Kuran’da olmayan haramlar ortaya çıkarttığını ve bu şekilde İslam dinini yaşanamaz hale getirdiğini anlatmaktadır. Sayın Oktar özellikle yakın zamanda yaptığı anlatımlarında bağnaz zihniyetin “gülmek, eğlenmek, müzik dinlemek, bayanların şort giymesi, erkeklerin sakalını kesmesi, gençlerin dövme yaptırması vs. yasak” şeklindeki izahlarla insanların İslam’dan uzaklaşmasına sebep olduğunu, halbuki İslam’ı yaşamanın son derece kolay olduğunu Kuran ayetlerinden örnekler vererek anlatmaktadır.

Nitekim Sayın Adnan Oktar’ın bu ısrarlı anlatımlarının ardından Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez de ilk defa bağnaz zihniyetin yanlışlığını hedef alan bir konuşma yaparak, gençlerin giyimine, sakalına, dövmesine, küpesine karışılmaması gerektiğini söylemiş, Kuran’da olmayan haramlar çıkararak dinin zorlaştırılmaması gerektiğini ifade etmiştir.

19 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bağnaz anlayış hayatı zehir ediyor. Anlattıkları hayatın İslam ile ilgisi yok ama çoğu insanın İslam'a karşı olmasına sebep oluyor.


17 Mart 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Bağnaz sistemin özelliği -haşa- Allah'ın dinini beğenmemek ve -haşa- Allah'a din öğretmektir. İslam, Kuran'da bildirilen dindir. Bağnaz sistemde her biri ayrı bir hüküm çıkarıyor. Biz bu şahısların kafasına değil Allah'ın sözüne güveniyoruz. Kuran'da olmayan hükümlerle ortaya çıktıkları için milyonlarca insanın İslam'ı yaşamasına engel oluyorlar. Bu çok büyük vebaldir.


15 Mart 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Kuran dışı din anlayışının her yönü felaket: Gülmek, dans etmek, resim, heykel, müzik, kadınların dışarı çıkması, çocukların şort giymesi yasak. Sakal kesmenin, namaz kılmamanın cezası ölüm. Bunların hiçbiri Kuran'da yok. Kuran'da olmayan din, dünyayı cehenneme çeviriyor.


9 Mart 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Bağnazlar babasının kızına sevgi gösteremeyeceği, annenin oğlunun yanına çıkamayacağı dünyayı din gibi gösteriyorlar. Bu çok korkunç. Bu şirk dini. “Fotoğraf çektirmek, tablo asmak, müzik dinlemek, dans etmek, gülmek ben hepsini yaparım ama haram olduğunu biliyorum" diyorlar. Oysa bunlar haram değil, helal. Müslüman Allah'tan korkar ve haram konusunda titizdir. Haram olanı yapmaz. Bu mantıkta olanlar kendilerince Müslümanların elinden helal olan tüm nimetleri almak istiyorlar. Müzik, dans, sanat, kalite, bilim, güzellik, eğlence haram değildir. Ayrıca haram olduğunu düşünüp buna rağmen tüm bu eylemleri yapıp sonra da Müslümanlara akıl vermek çok büyük bir samimiyetsizliktir.


3 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Dinin kolay olduğu Allah'ın hükmüdür. Allah Kuran'da İslam için, "İbrahim'in dini gibi kolaydır" (Hac Suresi, 78) buyuruyor. Dini zorlaştırmak şeytanın oyunudur.

4 Kasım 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Dini insanın fıtratına aykırı, -haşa- karışık ve ürkütücü gibi insanlara sunuyorlardı. Dinin akla, mantığa, fıtrata uygun olduğunu çok açık anlattık. Dinin güzelliğini bizzat yaşadığımız hayatla tüm insanlara gösterdik. Hurafenin olmadığı, aklın ve mantığın hakim olduğu dini gösterdik. Dinin kolay olduğunu, sevginin dinde hakim olduğunu yaşayarak tüm insanlara gösterdik.


29 Ocak 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: İslam’da zorluk yoktur. Allah kolaylık olmasını istiyor, ayette defalarca vurguluyor, “Hz. İbrahim (as)’ın dini gibi kolaydır” diyor. Başka bir ayette, “Allah sizin için zorluk dilemez kolaylık diler” (Bakara Suresi, 185) diyor. İslam bayram gibidir, neşe dinidir. Asma kesme, dövme sövme, kadınlara hayatı zehir etme; böyle bir şey yok. Kadınlar çiçek gibidir İslam’da.


18 Mart 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Din, dünyanın bütün güzelliklerini içinde toplayan sistemdir. Dinde sevinç vardır, neşe vardır, eğlence vardır, müzik vardır. Hanımlar rahat gezer, isterse dekolte giyinir, isterse başını örter, kimse kimseye karışmaz. İsteyen kahkaha ile güler, isteyen dövme yaptırır, isteyen de peruk takar. Din böyle şeylere karışmaz. Din bizim vicdanlı, dürüst, akıllı, helale, harama dikkat eden olmamızı ister. Sevincin, neşenin diğer adıdır din.

 

]]>
http://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245976/diyanet-isleri-baskani-gormez-genclerihttp://komunizm.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245976/diyanet-isleri-baskani-gormez-genclerihttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/dovmekupe_karismayin_27mart2017_cnnturk.jpgMon, 10 Apr 2017 00:07:18 +0300